Britanya merkezli British Petroleum (BP) Şirketi, Irak’taki güvenlik gerekçeleriyle Kerkük ve Basra’daki tüm yabancı personelini tahliye etti. Personelin önce Erbil’e ardından Türkiye’ye gönderildiği bildirildi.
Şirket ve Kuzey Petrol Şirketi’nden iki yetkili kaynağa göre, çekilme kararı yalnızca Kerkük ile sınırlı kalmadı; Basra başta olmak üzere Irak genelindeki yabancı personel için uygulandı.
Kaynaklar, personelin önce Erbil’e nakledildiğini, ardından otobüslerle Türkiye’ye gönderildiğini belirterek, bu adımın çalışanların can güvenliğini sağlamak amacıyla atıldığını ifade etti.
BP ile sözleşmeli çalışan Iraklı personelin de sahalardaki faaliyetlerinin durdurulduğu bildirildi. Kaynaklara göre, sahalara yönelik giriş-çıkışlar askıya alındı ve personel yalnızca ofis çalışmalarını sürdürüyor.
Kerkük sahaları için büyük anlaşma
Irak Hükümeti ile BP arasında 15 Ocak 2025’te Londra’da imzalanan anlaşma kapsamında, Kerkük’te Kuzey Petrol Şirketi’ne ait dört sahada yenileme ve geliştirme çalışmaları yürütülüyordu.
Anlaşmanın hedefi, petrol ve gaz üretimini artırarak kapasiteyi en üst seviyeye çıkarmaktı.
Üretim hedefi günlük 420 bin varil
Irak Petrol Bakanlığı Sözcüsü Basım Muhammed, 31 Mart 2025’te yaptığı açıklamada, anlaşmanın Kuzey Petrol sahalarındaki üretimi günlük 420 bin varile çıkarmayı hedeflediğini belirtmişti.
Söz konusu artışın, Kerkük’teki Avane, Bay Hasan, Cembur ve Habaz sahalarını kapsadığı ifade edilirken, anlaşma öncesinde günlük üretimin 308 bin varil seviyesinde olduğu kaydedildi.
BP ile yapılan anlaşma yalnızca petrol üretimini değil, aynı zamanda gaz yatırımlarını da içeriyor. Buna göre şirketin, günlük 400 milyon fit küp gazın değerlendirilmesine yönelik yatırım yapması planlanıyordu.
Ayrıca BP’nin, Kuzey Gaz Şirketi tesislerinin değerlendirilmesi, yenilenmesi ve genişletilmesi sürecini üstlenmesi öngörülüyordu. Bu çalışmaların, gazın daha verimli kullanılması ve yakma oranının azaltılması hedefiyle planlandığı belirtildi.
Uzun vadeli iş birliği planı
Söz konusu anlaşmanın 25 yıl süreyle geçerli olduğu ve beş yıl daha uzatma seçeneği bulunduğu ifade edilmişti.
Ancak son gelişmeler, güvenlik koşullarının enerji projeleri üzerindeki etkisini bir kez daha gündeme taşıdı.