Kerkük’te “Kota” tartışması yeniden alevlendi

Araplar ve Türkmenler kurumlardaki etnik denge için yeni mücadele başlattı

Sağda, Türkmen Cephesi’nden Kerkük İl Meclisi üyesi Ahmed Remzi; solda ise Tevakkül Hareketi milletvekili Mohaimen Hamdani.

KirkukNow

 

Kerkük’te kamu kurumlarındaki görev dağılımı ve etnik denge tartışmaları yeniden gündeme geldi. Bağdat’taki bir Arap milletvekilinin Kerkük Sağlık Müdürlüğü’nde etnik denge sağlanması talebiyle girişim başlatmasının ardından,Irak Türkmen Cephesi (ITC) de sürecin diğer devlet kurumlarını da kapsaması gerektiğini savundu.

Yeni tartışma, Takaddum Hareketi milletvekili Muheymin el-Hamdani’nin 9 Haziran 2026’da Irak Parlamento Başkanı’na gönderdiği resmi yazıyla başladı. Hamdani, Sağlık Bakanlığı aracılığıyla Kerkük Sağlık Müdürlüğü’ndeki istihdam yapısının incelenmesi ve tüm bileşenler arasında adil temsilin sağlanması amacıyla bir komisyon kurulmasını talep etti.

Parlamento Başkanlığı tarafından onaylanan yazıda Hamdani, Kerkük Sağlık Müdürlüğü personelinin yüzde 54’ünün Türkmen, yüzde 39’unun Kürt ve yalnızca yüzde 7’sinin Araplardan oluştuğunu ileri sürdü. Ancak söz konusu rakamların yöneticileri mi yoksa tüm personeli mi kapsadığı ve hangi kaynağa dayandığı belirtilmedi. 

Kerkük Sağlık Müdürlüğü, halen Türkmen kotasına ait kurumlar arasında yer alıyor.

Araplar temsilin yetersiz olduğunu savunuyor

Hamdani, Arapların sağlık kurumunda hak ettikleri ölçüde temsil edilmediğini belirterek, işe alımlar ve idari görevlerde tüm bileşenler arasında denge ve adaletin sağlanmasını istedi.

Kerkük’te etnik ve mezhepsel kota sistemi yıllardır tartışma konusu olmaya devam ediyor. 2018 tarihli İl Meclisi Seçim Yasası’nın Kerkük’e ilişkin 35. maddesi, seçim sonuçlarından bağımsız olarak vilayetin tüm bileşenlerinin yönetime adil biçimde katılımını öngörüyor.

KirkukNow’un daha önce yayımladığı bir araştırmaya göre, bileşenler arasındaki paylaşım anlaşmazlıkları, 2023 bütçesinde öngörülen 7 binden fazla sözleşmeli personelin işe alınmasının hâlâ gerçekleştirilememesinin başlıca nedenlerinden biri olarak görülüyor.

Türkmenlerden karşı hamle

ITC adına Kerkük İl Meclisi Üyesi Ahmed Remzi, 9 Haziran’da Facebook üzerinden yayımladığı açıklamada Hamdani’nin girişimine yanıt verdi.

Remzi, Arap milletvekilinin denge çağrısını memnuniyetle karşıladığını ancak bunun yalnızca sağlık müdürlüğüyle sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi.

Remzi; “Kerkük Sağlık Müdürlüğü’nde Türkmenler çoğunluğu oluşturuyorsa, Kerkük Polis Müdürlüğü’nde de Araplar ağırlıktadır. Belediyede ise görevlerin büyük bölümü Kürtlerin elindedir” dedi.

Remzi, etnik denge ilkesinin tüm kurumlara eşit şekilde uygulanması gerektiğini savundu.

Kerkük yönetiminde güç paylaşımı

Bu tartışma, Türkmen Cephesi ile Takaddum’un, Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ile birlikte Kerkük’ün mevcut yönetiminde yer aldığı bir dönemde yaşanıyor.

Nisan ayında yapılan görev değişiklikleri kapsamında Türkmenler valilik makamını devralmış, ayrıca İl Meclisi bünyesindeki iki komisyonun başkanlığını üstlenmişti. Bu komisyonlardan biri de “Denge Komisyonu” oldu.

Kerkük’te üst düzey görev dağılımı şu şekilde:

  • Vali: Türkmen
  • Vali yardımcıları: Bir Kürt, bir Arap
  • Merkez ve Dakuk kaymakamlıkları: Kürtler
  • Dubiz ve Havice kaymakamlıkları: Araplar

Kamu kurumlarının büyük bölümündeki müdürlükler de üç ana bileşen (Kürt, Arap ve Türkmen) arasında paylaşılmış durumda.

Hristiyanlar daha az temsil ediliyor

Kerkük’ün temel bileşenlerinden biri olan Hristiyanlar ise yönetimde daha sınırlı rol oynuyor.

KirkukNow’un daha önce yayımladığı verilere göre, Hristiyanlar devlet kurumlarında yalnızca Bina ve Projeler Müdürlüğü ile birkaç danışmanlık ve yardımcı yönetici pozisyonunu elinde bulunduruyor.

Yeni atamalar gündemde

Tartışmalar, İl Meclisi’nin Mayıs ayında aldığı yeni kararın gölgesinde yaşanıyor. Meclis, görev süresi dört yılı aşan tüm daire müdürlerinin değiştirilmesine karar vermişti.

Karara göre yeni atanacak isimlerin:

  • Görevden alınan yöneticiyle aynı etnik gruptan olması,
  • Mesleki yeterlilik şartlarını taşıması,
  • Temiz sicile sahip olması gerekiyor.

Ahmed Remzi, sürecin tüm kurumları kapsaması halinde bunun Kerkük halkına güçlü bir mesaj vereceğini belirterek şunları söyledi:

“Amaç tüm bileşenler için ayrım gözetmeksizin adalet sağlamaktır.”

Kota sistemi 2003 sonrası şekillendi

Irak Bakanlar Kurulu ve Kerkük yönetimi son 21 yılda çeşitli komisyonlar ve kararlarla bileşenler arasındaki dengeyi sağlamaya çalıştı. Ancak bu süreç hâlâ kesin bir sonuca ulaşabilmiş değil.

2003 sonrası dönemde, eski Irak Cumhurbaşkanı ve KYB Genel Sekreteri merhum Celal Talabani’nin girişimiyle idari görevlerin: Yüzde 32’si Kürtlere, yüzde 32’si Araplara, yüzde 32’si Türkmenlere ve yüzde 4’ü Hristiyanlara dağıtılmasını öneriyor. 

ayrılacak şekilde bir formül geliştirildi. Bu düzenleme 2009 yılında Kerkük İl Meclisi’nde kabul edildi ancak alt düzey kadrolara tam olarak uygulanamadı.

Baas rejimi döneminde Kerkük’teki yönetim ağırlıklı olarak Arapların kontrolündeydi. 2003 sonrasında valilik makamı uzun süre Kürtlerin elinde kaldı. 2017’de görev Araplara geçti ve Rakan Said el-Cuburi vali oldu. 2024’te Kürt aday Rebwar Taha valiliği devralırken, bugün bu makam Türkmenlerin kontrolünde bulunuyor.

Nüfusu 2 milyon 34 bini aşan Kerkük, Bağdat ile Erbil arasında statüsü tartışmalı bölgelerden biri olmaya devam ediyor. Vilayetin nihai statüsünün belirlenmesi ise Irak Anayasası’nın 140. maddesi kapsamında öngörülen normalleşme, nüfus sayımı ve referandum süreçlerine bağlı bulunuyor.

 

  • FB
  • Instagram
  • Twitter
  • YT