Yeni yönetimi bekleyen zorluklar

Kuzey Petrol Şirketi, artan zorluklar ortasında yeni müdürüne kavuştu

Kerkük, 2014 - Kerkük’teki petrol sahalarının yönetimi ve denetiminden sorumlu Kuzey Petrol Şirketi (Northern Oil Company - NOC). KirkukNow

KirkukNow

 

Kerkük’teki başlıca petrol sahalarını yöneten devlete ait Kuzey Petrol Şirketi (NOC), Amer el-Muheyri’nin yerine Faysal Hammadi el-Cuburi’yi yeni genel müdür olarak atadı. Atama, şirketin operasyonel ve siyasi açıdan önemli zorluklarla karşı karşıya olduğu; ayrıca Kerkük'teki kamu kurumlarında etnik temsil dengesine ilişkin tartışmaların yeniden alevlendiği bir dönemde gerçekleşti.

Faysal Hammadi, 14 Haziran’da resmen görevine başladı. Kerkük İl Yönetimi içerisinden bir kaynağa göre Hammadi, Muhammed el-Halbusi liderliğindeki Takaddum Partisi’ne yakın bir isim olarak görülüyor. Parti, halen Kerkük yerel yönetiminde Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ve Irak Türkmen Cephesi (ITC) ile birlikte önemli bir rol oynuyor.

Kerkük’ün güneybatısındaki Havice ilçesinden Arap olan Hammadi, yaklaşık 30 yıldır Kuzey Petrol Şirketi bünyesinde görev yapıyor. Mühendis olan Hammadi, kariyeri boyunca şirket yönetim kurulu başkanlığı da dahil olmak üzere birçok üst düzey görevde bulundu.

Kuzey Petrol Şirketi, Kerkük vilayetindeki beş büyük petrol sahasını yönetiyor: Avana, Bai Hassan, Kubbe Baba, Cambur ve Habaza.

Etnik temsil tartışması yeniden gündemde

Hammadi’nin göreve atanması, Kerkük’teki kamu kurumlarında etnik temsil dengesine ilişkin tartışmaların yeniden başlamasına denk geldi. İl Meclisi üyeleri, vilayetteki topluluklar arasında adil temsili sağlamak amacıyla düzeltici adımlar atılması çağrısında bulunuyor.

Kuzey Petrol Şirketi’nde sözleşmeli personel de dahil olmak üzere yaklaşık 17 bin kişi çalışıyor. İş gücünün Araplar, Kürtler ve Türkmenler arasında nasıl dağıldığı uzun yıllardır tartışma konusu.

Jeoloji mühendisi ve petrol uzmanı Sirwan Mustafa’ya göre şirkette çalışan Kürt personel sayısı binin altında olup, bu toplam iş gücünün yüzde 10’undan daha azına karşılık geliyor.

Mustafa, “Şirketteki çalışanların ve üst düzey yöneticilerin çoğu Araplardan oluşuyor. Onları Türkmenler, ardından da Kürtler takip ediyor.” dedi.

Temsil meselesi diğer kamu kurumlarında da gündeme gelmiş durumda. Irak Parlamentosu üyesi Muhaimen Hamdani, kısa süre önce Kerkük Sağlık Müdürlüğü’ndeki personel dağılımını incelemek üzere bir komite kurulması yönünde onay aldı. Hamdani’nin paylaştığı verilere göre müdürlükteki yönetici kadrolarının dağılımı şöyle: yüzde 54 Türkmen, yüzde 39 Kürt ve yüzde 7 Arap.

Bu tartışma Irak Türkmen Cephesi’nin de tepkisini çekti. İl Meclisi üyesi Ahmed Ramzi, dengesizliklerin giderilmesine yönelik girişimleri memnuniyetle karşıladığını, ancak incelemelerin Kerkük’teki tüm büyük kurumları kapsaması gerektiğini savundu.

Ramzi, “Sağlık Müdürlüğü büyük ölçüde Türkmenlerin, polis komutanlığı Arapların, belediye ise Kürtlerin kontrolünde.” dedi.

Öte yandan KYB’nin İl Meclisi Grup Başkanı Abdullah Mirwais, konunun Bağdat yerine yerel düzeyde ele alınması gerektiğini vurguladı.

Mirwais, “Denge konuşulacaksa bütün kurumlar dikkate alınmalıdır.” ifadelerini kullanarak, Kuzey Petrol Şirketi’ndeki Kürt çalışan oranının düşüklüğüne dikkat çekti. Dengenin yeniden sağlanmasının zor olacağını, ancak bunun önemli bir yerel mesele olmaya devam ettiğini söyledi.

Yeni yönetimi bekleyen zorluklar

Hammadi, şirketin başına oldukça zorlu bir dönemde geçiyor. En önemli sorunlar arasında petrol altyapısına yönelik tekrarlanan saldırılar ve ihlaller ile güvenlik sorumluluğunun Irak Ordusu’ndan İçişleri Bakanlığı’na devredilmesi planı sonrasında ortaya çıkan belirsizlik yer alıyor.

Irak Petrol Bakanlığı’na göre Kerkük–Ceyhan petrol boru hattı, yıllar içinde terör örgütleri ve diğer silahlı gruplar tarafından yaklaşık 4 bin kez saldırıya uğradı ya da yasa dışı şekilde delindi.

Boru hattı 2018 yılında yeniden Irak hükümetinin kontrolüne geçmesine rağmen, onarım çalışmaları yavaş ilerledi.

Uzmanlar, zarar gören petrol altyapısının onarılmasının özel teknik bilgi, nitelikli iş gücü, önemli miktarda kaynak ve yüksek finansman gerektirdiğini belirtiyor.

Petrol sahaları çevresindeki yasa dışı faaliyetler de önemli bir sorun olmaya devam ediyor. Yetkililer failleri kamuoyu önünde nadiren açıklasa da sektör uzmanları, birçok olayın arkasında organize grupların bulunduğunu düşünüyor.

Bir uzman, “Petrol sektöründe çalışanlar, petrol sahalarına, kuyulara ve boru hatlarına yönelik ihlallerin gerçek boyutunu biliyor.” dedi.

İzinsiz sondaj faaliyetleri ve boru hatlarının yasa dışı şekilde delinmesi ileri düzey uzmanlık gerektiriyor ve yangın, gaz patlaması ile elektrik kazaları gibi ciddi riskler taşıyor.

Hâlihazırda petrol altyapısı, Irak Ordusu birlikleri, polis güçleri ve Halk Seferberlik Güçleri (Haşdi Şabi) tarafından korunuyor. Güvenlik sorumluluğunun İçişleri Bakanlığı’na devredilmesi halinde, boru hatları ve tesislerin korunmasında temel sorumluluğu polis üstlenecek.

Bu devir planını destekleyenler ise bunun ordunun vilayet sınırlarının güvenliğine odaklanmasını sağlayacağını, iç güvenliğin ise sivil otoritelerin sorumluluğuna bırakılacağını savunuyor.

Sonuç olarak Faysal Hammadi, Kerkük’ün en önemli petrol şirketinin geleceğini şekillendirecek operasyonel, güvenlik ve siyasi zorlukların iç içe geçtiği karmaşık bir ortamda görevine başlamış bulunuyor.

  • FB
  • Instagram
  • Twitter
  • YT